
Полная версия:
Dîvâ-ı Hikmet
Canı cana bağlayıp, damarı ekleyip,
Yetmiş iki millete bir gözle bakmak. Din, dil, ırk ayırımı yapmadan insanları bir görmek. Tevhid’e vurgu yapıyor Hoca Ahmed Yesevî.
Hoca Ahmed Yesevî’nin takipcisi Yunus Emre şöyle diyor:
Adımız miskindir bizimDüşmanımız kindir bizimBiz kimseye kin tutmayızKamu âlem birdir bizeAyırma, kayırma yoktur. Yaratılanı Yaratandan ötürü hoş görmek.
GARİP, YETİM VE FAKİRDîvân-ı Hikmet’te 85 yerde garip-yetim-fakir geçiyor. Yetim kelimesi Kur’an’ı Kerimde ise 20 yerde geçiyor. Peygamberimiz de yetimi koruyup kollayan kişi kıyamette benimle birlikte olacaktır diyor. Ayrıca, fakir, tasavvufta, seyr ü sülukü tamamlamış Kamil insanın tarifi.
Hoca Ahmed Yesevî Hz. diyor ki, ‘nerede garip, fakir ve yetim görseniz onları okşayın, sıvazlayın.’
Fakirname eseri bu noktayı en güzel şekilde anlatıyor. Fakirlik nasıl olur, Şeriatın on makamı, Tarikatın on makamı, Marifetin on makamı, Hakikatin on makamı nasıl olurmuş öğretiyor Fakirname’de.
Aşık Paşa’nın da Fakirname adında bir eseri var.
Anadolu medeniyeti ruh havzasının mimarı olan Hoca Ahmed Yesevî ikinci Hikmet’de kısaca şöyle diyor: Kim Yüce Allah’ı görmek istiyorsa, Cemalullah’a talipse insanlar arasında ayırım gözetmeksizin hareket etmeli, garip ve yetimlere şefkat göstermeli, her istediğine kavuşmuş, sıkıntı çekmemiş kişilerden de uzak durmalıdır. Gönlü kırıklarla birlikte olunmasını istiyor. Ana fikir bu.
Birinci Hikmet 3. Dörtlük:
Nerde görsen gönlü kırık, merhem olÖyle mazlum yolda kalsa, yoldaşı olMahşer günü dergahına yakın olBen-benlik güden kişilerden kaçtım ben işte.Nerde gönlü kırık kişi görürseniz onlara merhem olun. Hz. Musa, “Ya Rabbi! Ben seni nerede arayayım?” diye sorar. Yüce Allah, ‘ya Musa Beni kalbi kırıkların yanında ara’, ‘Ben onlara her gün ve gece bir kulaç yaklaşırım. Böyle olmasaydı helak olup giderlerdi’ dedi.
Buradan anlaşılan, hem Hoca Ahmed Yesevî hem Musa a.s. Allah’la olan diyalogundan anlaşılan mesaj: Gönül kırmamak…
Bir kez gönül kırdın ise, şu kıldığın namaz değil, diyor Yunus Emre Hz.
Gönül, nazargah-ı ilahidir.
Ak sakallı pîr koca bilmez ki hâli niceEmek yemesin hacca bir gönül yıkar iseSağır işitmez sözü gece sanır gündüzüKördür münkirin gözü âlem münevver iseGönül Çalab’ın tahtı gönüle Çalap bahdıİki cihân bed-bahtı kim gönül yıkar ise“Her Gördüğünü Hızır, Her Geceyi Kadir Bil” anlayışıyla hareket edip, çocuklarımızı da bu yönde yetiştirirsek, Hoca Ahmed Yesevî’nin dediklerini de yapmış oluruz.
Mevlana Hz, ‘Eğer gül ise endişen, gül bahçesisin. Eğer düşüncen gönül inciten diken ise, sen külhana mensup odunsun’ diyor.
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz. diyor ki:
Hiç kimseye hor bakma,İncitme gönül yıkma,Sen nefsine yan çıkma,Mevla görelim neyler,Neylerse güzel eyler.Ve Alvarlı Efe Hz. diyor ki:
Aşık der incitenden,İncinme incitenden,Kemalde noksan imiş,İncinen incitenden.Tasavvufun ilk dersi incitmemek, son dersi incinmemek…
Hoca Ahmed Yesevî üçüncü hikmetinde, “nerede gönlü kırık birini görürseniz, onun derdine derman olun. Haksızlığa uğramış biri yolda kalsa, onu yalnız bırakmayın ona yoldaş olun. Mahşer gününde yüce Allah’ın dergahına yakın olun. Benlik güden, ben ben diyen kişilerden de her zaman kaçın” diyor.
Şeyh Edebali ile ikinci dersimizi bitirelim:
“İlim bil, irfan bil, söz bil.İkram bil, kural bil, doyum bil.Usûl bil, âdâb bil, sınır bil.Yol bil, yordam bil.Hal bil, ahval bil, gönül bil.Çok konuşma, boş konuşma, kem konuşma.Mert ol, yürekli ol.Kimsenin umudunu kırma.Sen seni bil, ömrünce yeter sana.”25 Nisan 2020 AmsterdamDERS 3
İkinci derste üzerinde durulan kavramlar: Besmele, Lafzatullah, Hikmet, Riyazet, Talip, Riyazet ve İkinci defter, Cemalullah, yetim ve fakir, gönlü kırık olanlar, mazlum, gururlu kibirli olanlar, kendini beğenenler.
Kavramlar: Garip, Miraç, Burak, refref, Rızık, İlmi ledün, Hicret
İsimler: Kastamonu’lu Mehmet Fevzi Efendi, Elmalılı Hamdi Yazır, Hacı Abdullah Herevi, Süleyman Çelebi, Necip Fazıl Kısakürek, Şemseddin Sivasi Hazretleri
Birinci Hikmet 4. Dörtlük:
Garip, fakir, yetimleri Resul ahvalini sorduO gece Mirac’a çıkıp Hakk cemalini gördüGeri gelip indiğinde fakirlerin halini sorduGariplerin izini arayıp bu yollara düştüm ben işte.Peygamber efendimizin Mirac’a çıkması, dönünce fakir ve yetimlerin halini sorması Dîvân-ı Hikmette çok orijinal bir bilgi olarak yerini alıyor. Dördüncü Dörtlükda verilen mesaj: Sevgili Peygamberimizin ve Hoca Ahmed Yesevî’nin garip, fakir ve yetimlere önem vermesi, onları düşünmeleridir.
GARİPKimsesi olmayan, aile ocağından uzakta, gurbette olan gibi manaları var. Bu bağlamda şu hadis vardır:
“İslâm garip olarak başlamıştır, başladığı gibi tekrar garipliğe dönecektir; gariplere ne mutlu!”. Bugüne kadar bu hadisi hocalarımız hep garip edebiyatı olarak yorumladılar. Burada biraz olumsuz bir algı söz konusu oldu.
Oysa Kastamonulu Mehmet Fevzi Efendi, bu hadise farklı bir yorum yapıyor. Garip kelimesinin anlamının ‘ehli hakikatin’ dilinde farklı olduğunu söylüyor.
Genel anlamda garip vatanından uzak olandır.
Ehli hakikat ıstılahında ise, kendi grubu içinde eşsiz ve benzersiz olana garip denir. Bu şekilde İslam benzeri olmayan bir dindir.
Kur’an da 24 büyük peygamber. Resullerin sayısı 313, kitap gelmiş anlamı çıkmaz. Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an-ı Kerim
MİRACKelime anlamı, yukarı çıkmak, yükselmek anlamına gelir. Efendimizin yukarı çıkışı, yani Allah’ın huzuruna çıkmasıdır.
Efendimizin, Kâbe–i Muazzama’dan Mescidi Haram’dan Mescidi Aksa’ya gelmişti yani gece yürüyüşü gerçekleştirmişti, oradan da göğe yükselmesi, yani Miraç gerçekleşti. Miraç gecesinde 5 vakit namaz farz oldu.
Elmalı Hamdi Yazır, Hak Dini Kuran Dili adlı eserinde 5 madde sıralıyor, 5 hikmetten bahsediyor.
1. Hikmet; Peygamber efendimizin bir insan olduğunu Onun insanların bir temsilcisi olarak miraca çıktığını O’nun bu nedenlerle insanlık vasfıyla huzura çıkmasını gerekli kıldığını, bu sebepten bir araç vasıtası ile bu mesafeyi kat edebildiğini söyler.
2. Hikmet; O’nun hem ruhen hem bedenen, yani hem İsra hem de miraç hadisesini gerçekleştirdiği.
3. Hikmet; Hz Peygamber efendimizin miraç hadisesini anlatan hem Necm suresi hem İsra suresi var. Necm suresi daha önce nazil olduğu halde Kuran’da tertip itibari ile İsra suresi daha önce zikredilmiştir. Bunun hikmeti, Necm suresi Mekki surelerden Mushaf’ta 53. Sırada, nazil olmada 23.sırada, İsra suresi, Mushaf’ta 17. sırada, nazil olmada 50.sıradadır. Bunun sebebi olarak; İnsanların zihinleri, tanıdık oldukları alanlarda daha iyi çalışıyor. Zihinde alışık olmayan bir şey olur ise onu anlayamayabiliyor insanoğlu.
4. Hikmet; Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e verilen değer ile alakalı. O’nu huzuruna çağırırken Cebrail as. gibi en büyük meleğini vahiy meleğini gönderiyor Rabbimiz. O’nu bir bineğe bindirip dizginini Cebrail as. Veriyor ve huzuruna öyle kabul ediyor.
5. Hikmet; Burak kelimesi Berk, Yıldırım kelimesinden türemiştir. Peygamberimiz yıldırım ve şimşek hızında, hiç rahatsız olmadan Allah huzuruna yükselmiştir.
Ayeti kerimede buyrulduğu üzere “Sen olmasaydın, alemleri yaratmazdım”
İsra süresi; Efendimizin Mekke’den Mescidi Aksa’ya yolculuğunu anlatıyor. Zamanın ruhuna uygun bir araç, binek bir hayvan.
Burak’la birlikte Peygamberimize verilen önemi anlaşılıyor.
Burak, yıldırım kelimesinden türemiştir. Burak da yıldırım ve şimşek hızıyla mesafe kaydetmiştir.
Necm süresi; Mirac’a çıkışı, reflefle gerçekleşti.
İmâm Âlûsî Hazretleri mirac hadisesini beş merhalede gerçekleşti.
Alusi’nin naklettiğine göre, Resulullahın İsra gecesi biniti beş tane idi:
Конец ознакомительного фрагмента.
Текст предоставлен ООО «Литрес».
Прочитайте эту книгу целиком, купив полную легальную версию на Литрес.
Безопасно оплатить книгу можно банковской картой Visa, MasterCard, Maestro, со счета мобильного телефона, с платежного терминала, в салоне МТС или Связной, через PayPal, WebMoney, Яндекс.Деньги, QIWI Кошелек, бонусными картами или другим удобным Вам способом.
Вы ознакомились с фрагментом книги.
Для бесплатного чтения открыта только часть текста.
Приобретайте полный текст книги у нашего партнера:
Полная версия книги
Всего 10 форматов